19
5 shares, 19 points

12 Eylül darbesinin 40. yılında, 17 yaşında idam edilen Erdal Eren yeniden gündeme geldi. Erdal Eren 13 Aralık 1980 tarihinde idam edilmişti. Erdal Eren kanlı darbenin unutulmayan yaralarından. 

Erdal Eren Kimdir?

Erdal Eren, Giresun'un Şebinkarahisar ilçesinde dünyaya geldi. Ankara Yapı Meslek Lisesi öğrencisi olduğu dönemlerde Yurtsever Devrimci Gençlik Derneği'nin de üyesiydi.

Orta Doğu Teknik Üniversitesi öğrencisi Sinan Suner, 30 Ocak 1980 tarihinde MHP'li Bakan Cengiz Gökçek'in koruması Süleyman Ezendemir tarafından vurularak öldürülmüştü.

Bunun üzerine Sinan Suner'in öldürülmesini protesto etmek isteyenler, 2 Şubat 1980 günü bir gösteri düzenledi. Aralarında Erdal Eren de vardı. Düzenlenen gösteride 24 kişi gözaltına alındı ve gösteri esnasında çıkan çatışmada er Zekeriya Önge hayatını kaybetti. Er Zekeriya Önge'yi öldürdüğü gerekçesiyle tutuklanan Erdal Eren, yargılandı ardından suçu onandı.

Tutuklanmasından kısa bir süre sonra 19 Mart 1980 günü hakkında idam kararı verildi.



Erdal Eren idam edildiğinde 17 yaşındaydı ve cezanın uygulanabilmesi için yaşı büyütülmüştü.




Ağıt Gibi

Sezen Aksu "Aysel Gürel'e gösterdim o fotoğrafı. Birlikte bir şeyler yazdık. Onno'ya verdik besteledi (Tunç). Şarkıdan çok ağıta benzedi. Yürekten kopup gelen, saf, duru, sahici..." dedi.

Bir an duruşu gibi
Ömrün gidişi gibi
Veda ederken
Aşk ateşi gibi söner iç çekişler
Amman amman yandım aman
Acı yüzler


O Ağıt sonra Sezen Aksu şarkısı 'Son Bakış' olarak karşımıza çıktı.



ERDAL EREN'DEN SON MEKTUP

Sevgili annem, babam ve kardeşlerim; 

Sizlere bugüne kadar pek sağlıklı mektup yazamadım. Ayrıca konuşma olanağımız ve görüşmemizde olmadı. Zaten dışarıdayken de birbirimizi anlayacak şekilde konuşamadık. (Bu konuda sizlere karşı büyük oranda hatalı davrandım. Ancak bunu size karşı saygı duymadığım, bu nedenle böyle davrandığım şeklinde yorumlamamanızı dilerim) Bu nedenle sizlere anlatacağım, konuşacağım çok şey var. 

Ancak olanak yok. Düşüncelerimi bu mektupla anlatmaya çalışacağım. Şu anda ne durumda olacağınızı tahmin ediyorum. Ama çok açıklıkla söylüyorum ki benim moralim çok iyi ve ölümden de korkum yok. Çok büyük bir ihtimalle bu işin ölümle sonuçlanacağını çok iyi biliyorum. Buna rağmen korkuya, yılgınlığa, karamsarlığa kapılmıyorum ve devrimci olduğum, mücadeleye katıldığım için onur duyuyorum. Böyle düşünmem, böyle davranmam,halka ve devrime olan inancımdan gelmektedir. Ölümden korkmadığımı söylemem, yaşamak istemediğim, yaşamaktan bıktığım şeklinde anlaşılmamalı. Elbette ki hayatta olmayı ve mücadele etmeyi arzularım. Ancak karşıma ölüm çıkmışsa, bundan korkmamam, cesaretle karşılamam gerekir. Biliyorsunuz ki bu ceza işlediğim iddia edilen suçtan verilmedi. Asıl amaçlanan böyle bir olayla gözdağı vermek ve mücadeleyi engellemek hedefine dayalıdır. Bu nedenle sizinde bildiğiniz gibi, kendi hukuk kurallarını çiğneyerek bu cezayı verdiler. 

Cezaevinde yapılan (Neler olduğunu ayrıntılı bir biçimde öğrenirsiniz sanırım) insanlık dışı zulüm altında inletildik. O kadar aşağılık, o kadar canice şeyler gördüm ki, bugünlerde yaşamak bir işkence haline geldi. İşte bu durumda Ölüm korkulacak bir şey değil, şiddetle arzulanan bir olay, bir kurtuluş haline geldi. Böyle bir durumda insanın intihar ederek yaşamına son vermesi içten bile değildir. Ancak ben bu durumda irademi kullanarak, ne pahasına olursa olsun yaşamımı sürdürdüm. Hem de ileride bir gün öldürüleceğimi bile bile. Sizlere bunları anlatmamın nedeni yaşamaktan bıktığım ya da meselenin önemini, ciddiyetini kavramadığım gibi yanlış bir düşünceye kapılmamanız içindir. Bütün bu yapılanlar,başımdan geçenler, kinimi binlerce kez daha arttırdı ve mücadele azmimi körükledi. Halka ve devrime olan inancımı yok edemedi. Mücadeleyi sonuna kadar, en iyi bir şekilde yürütmek ve yükseltmekten başka amacım yoktur. 

Mesele benim açımdan kısaca böyle. Ancak sizin açınızdan daha farklı, daha zor olduğunu biliyorum. 

Anne, baba ve evlat arasındaki sevgi çok güçlüdür, kolay kolay kaybolmaz. Ve evlat acısının da sizin için ne derece etkili olacağını biliyorum. Ama ne kadar zor da olsa bu tür duygusal yönleri bir kenara bırakmanızı istiyorum. Şunu bilmenizi ve kabul etmenizi isterim ki, sizin binlerce evladınız var. Bunlardan daha niceleri katledilecek, yaşamlarını yitirecek, ama yok olmayacaklar. Mücadele devam edecek ve onlar mücadele alanlarında yaşayacaklar. 

Sizlerden istediğim bunu böyle bilmeniz, daha iyi kavramaya çaba göstermenizdir. Zavallı ve çaresiz biriymiş gibi ardımdan ağlamanız beni yaralar. Bu konuda ne kadar güçlü, ne kadar cesur olursanız, beni o kadar mutlu edersiniz. 

Hepinize özgür ve mutlu yaşam dilerim. 

Devrimci selamlar 

Oğlunuz Erdal

Bazı Twitter Tepkileri


Arkadaşlarınla paylaş!

19
5 shares, 19 points
Bi Format Seçerek Başlayalım
Test
Her Konu Olabilir Çünkü Neden Olmasın
Genel Kültür Testi
Bilgi Seviyesi Ölçer
Anket
Kim Neye Ne Diyor
Hikaye
Burdan Herşey Yapılıyor.
Liste
Anam Babam Liste
Ters Liste
Bir Numarayı Merak Etmek İçin
Açılır Liste
Submit your own item and vote up for the best submission
Ranked List
Upvote or downvote to decide the best list item